Çocukluğum Bursa’nın Kestel ilçesinde geçti. Orası çok güzel bir yerdi ve herkes mutluydu. Yaşadığım mahalle benim ailem gibiydi. Mahalle halkı birbiriyle iyi geçinirdi. Herkes üzüm bağındaki bir üzüme benziyordu. Bu mahalledeki kişiler birbirlerinin aynadaki yansıması gibiydi. Bu benzerlik dış görünüş olarak değildi belki. Ama gönül birlikteliği bizi görünmez bağlarla birbirimize bağlardı.
Mahallemizde güzel mi güzel bir okulumuz vardı. Ama bu okul sadece dersler için değil aynı zamanda çoğu gösterinin, açılışın veya bir kutlamanın yapılması için de alan sağlayan bir okuldu. Bizim gibi çocuklar için oyun oynama yerleri de vardı okulumuzda. Okulumuzda kocaman, ağaçlarla bezenmiş bahçemiz, yeşilin bin bir tonunu taşırdı. Yeşilliklerin arasında domatesler, biberler yetiştirirdik. Domatesler kıpkırmızıydı ve tazeydi. Güzel görüntüleriyle bizlere gülümserlerdi sanki. Ama bazen domates bulmak samanlıkta iğne aramak kadar zor oluyordu. Çünkü çocuklar yanlışlıkla ayaklarıyla domatesleri ezerek, onların canını yakıyorlardı.
Aynı zamanda keyifle oyun oynayacağımız bir alan da vardı okulumuzun bahçesinde. Bazı zamanlar saklambaç, körebe; bazı zamanlar da köşe kapmaca, istop oynardık. O gün arkadaşlarımla okulun bahçesine oyun oynamaya gitmiştik. Aramızdan biri saklambaç oynamak istedi ve herkes bu teklifi kabul etti. Uzun zamandır bu oyunu oynamıyorduk ve ebeyi seçtik. Tabi ki ebe ben oldum ve bir ağaca saymaya başladım. Arkama döndüğümde arkadaşlarımı saklandıkları yerden bulmanın çantada keklik olduğunu anladım. Bir çocuk çalının arkasına saklanmaya çalışmış fakat yarısı dışarda, yarısı içerde duruyordu. Herkesi teker teker ebeledim.
O gün herkesi ebeledim evet, ama aslında sobelediğim şey sadece arkadaşlarım değil, çocukluğumun en saf anlarıydı. Şimdi ne zaman bir domates kokusu duysam ya da yeşilin o bin bir tonunu görsem, kendimi yine o bahçede, o ağacın altında sayarken buluyorum. Mahallemizdeki birçok kişi farklı şehirlere taşındı. Fakat biliyorum ki, dünyanın neresinde olursak olalım, o mahallede ektiğimiz sevgi tohumları hepimizin kalbinde yaşamaya devam edecek.